E-Posta Bültenimiz Yayınlarımızla ilgili gelişmeleri takip etmek için lütfen E-Posta Bültenimize üye olunuz.




İnceleme - Araştırma /
Çevirmen Hasan Ünder
ISBN 978-975-6790-10-6
Sayfa Sayısı 128
Boyut 13 x 19,5
Baskı 1. BASKI - Tükendi
Fiyatı 14 TL
PDF PDF Önizleme
SKOLASTİK EĞİTİM ve TÜRKİYE’DE SKOLASTİK TARZ
SKOLASTİK EĞİTİM ve TÜRKİYE’DE SKOLASTİK TARZ
Salih Zeki,Yusuf Akçura, Muallim Cevdet

Salih Zeki, Yusuf Akçura ve Muallim Cevdet'in bilim–modern bilim ve skolastik tartışmaları güncelliğini sürdürüyor. Bu “münevverler” onlarca yıl önce, bilimin evrensel olduğunu ve bilimsel bilginin buluşlarla değil evrilerek ilerlediğini tartışıyorlar.
 
Onlara göre, henüz bir 'sosyal hayatı' bile olmayan Osmanlı-Türk toplumunda medeniyet ve bilimin olduğu söylenemez.
 
Güçlü oldukları dönemlerde, batıl bir dine inanan barbarlarla meskûn bir “diyar-ı küfr” ve kılıç zoruyla fethedilmesi gereken “dar-ül-harb” içinde gördükleri batılı devletlerle yaptıkları savaşlarda yenilmeye başlayan Osmanlılar, “mağlup eden muharebelerin cebri altında” Batının önce askeri ve teknik üstünlüğünü, giderek her alanda üstünlüğünü teslim eder. “Mağlubun şiarı galibi taklittir” ilkesi uyarınca, Batıyı model, batılıları müebbi kabul eder. “Vekayiin cebir ve tazyiki altında” batılılaşmanın kapsamı giderek genişler.
 
Batılılaşmanın kapsamında genişlemeye parelel olarak, alla franca, alla turca olana göre,ileri ve üstün bir mevzi kazanır. Batılı gibi olmak ideal haline gelir. Kadınların Avrupaî bir görünüm kazanmak için gösterdikleri çaba, beyaz görünmeye çalışan Michael Jackson'ınkine eşdeğerdir.
 
Aydınlara gelince. Eskiden İslâm kültürü otoritelerinin mezhep imamlarının, Gazalilerin, Cürcanilerin, Teftazanilerin... mukallidi olan Osmanlı–Türk aydını, bu kez batılı şu ya da bu “okulun” izleyicisi olur. Esas olarak 'doğulu ve batılı' temel düşüncelerin “kurucuların–ekollerin” anlaşılması ve izlenmesi ise, ya dogmatiklikle ya da batıdaki 'külotsuzluk'la eş anlamlı kullanılan “iç anadoluluk” sıfatıyla küçümsenir. Bugünün Türkiyesine göz atıldığında, Batılı olanın yerel ya da ulusal olan karşısında genel üstünlüğüne dair inancın günlük yaşama–popüler olan, siyasî, estetik, ahlakî ve felsefî ideolojiler biçiminde sindiği görülebilir.


Anasayfa | Hakkımızda | Yazarlar | Haberler | Galeri | İletişim |
Epos Yayınları Tüm Hakları Saklıdır © 2012
Site Kullanım Şartları | Gizlilik | Hizmet Sözleşmesi | Garanti Şartları